"Artık yaşım geçti, seksi biz çoktan unuttuk," diyenler...
Yeditepe Üniversitesi Üroloji ve Cinsel İşlev Merkezi Başkanı Doç. Dr.
Uğur Yılmaz erkek cephesinden, Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü
Başkanı Prof. Dr. Cem Fıçıcı kadın cephesinden seksin yaşını ele aldı. Doç. Dr. Uğur Yılmaz:
'Seks hayatı olan erkek uzun yaşar'
"Erkeklerin seks hayatı bitmez, 80 yaşında da baba olabilirler. Erkekler kadınların menopozu gibi mutlaka andropoz yaşamazlar. Seks hayatı olan erkek uzun yaşar."
Seks hayatı kadında ve erkekte ne zaman biter?
Erkeklerin cinselliği bitmez. 50 yaşından sonra cinsel sorunlar yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlayabilir ama erkekler 90 yaşında da baba olabilecek spermi üretebilir.
Andropoz ve menopoz seksin bittiği anlamına mı gelir?
Andopoz yanlış bir terimdir, menopoz gibi bir sınır değildir. Erkeklerde cinselliğin durduğu bir dönem yoktur ama yavaşlayabilir. Yaşına rağmen andropoz dönemini hiç yaşamayan erkekler de vardır.
İleri yaşta seks hayatını sürdürmek yararlı mı, zararlı mı?
Cinsellik erkekte yaratıcı enerji anlamına gelir. İleri yaşta da seks hayatını sürdürmek erkek açısından çok yararlıdır. Nasıl kalp için günlük egzersiz yapılması öneriliyorsa, cinsellik de bir nevi egzersizdir. İşleyen demir ışıldar, kalbe iyi gelen şey cinselliğe de iyi gelir. Düzensiz seks bile ömrü uzatır.
Sizce yaşlı insanlar cinsel gücü artıran ilaç kullanmalı mı?
Doktoru kullanmaması yönünde özel bir tavsiyede bulunmuyorsa, erkekler kesinlikle o ilaçları kullanıp cinselliği yaşamalı. Genelde 50 yaşın üzerindekilere öneriyorum. 70-80, hatta 90 yaşında mutluluk çubuğu taktıran hastalar oluyor, iyi de yapıyorlar.
Seks gücünün en yüksek olduğu yaşlar ve en düşük olduğu yaşlar hangisidir?
Erkeklerin 20 yaş civarında seks gücü yüksektir. 40'tan sonra düşüş gösterebilir. Sigara içenlerin cinselliği daha çabuk biter...
Prof. Dr. Cem Fıçıcı
'Kadın her yaşta seks yapabilir'
"50 yaşından sonra erkeklerin cinselliği bozulur ancak kadınlarınki artabilir. Kadın her yaşta seks yapabilir. Menopoz kadının yalnızca yumurtasını sınırlar, cinselliğini değil."
Seks hayatı kadında ve erkekte ne zaman biter?
Kadının seks hayatı bitmez. Menopozdan sonra kadının doğurganlığı biter ama hamile kalma stresi de bu dönemde ortadan kalktığı için, daha özgür seks yapabilir.
Andropoz ve menopoz seksin bittiği anlamına mı gelir?
Menopoz doğurganlığın, yumurtlamanın bittiği, dolayısıyla en son adetin görüldüğü dönemdir. Ama menopoza rağmen kadın cinsel yaşamına devam edebilir, kadın her yaşta seks yapabilir. Hatta başkasının yumurtasıyla istediği yaşta doğum da yapabilir.
İleri yaşta seks hayatını sürdürmek yararlı mı, zararlı mı?
Düzenli seks hayatı erkeklerin ömrünü uzatıyormuş... Kadınların hayatına böyle bir etkisi yok ama kadınları da daha genç tutuyor. Seks hayatı olan ve cinsel olarak mutlu olan kadın, daha geç yaşlanıyor.
Sizce yaşlı insanlar cinsel gücü artıran ilaç kullanmalı mı?
'Artık cinsel hayatım bitti' anlayışına katılmıyorum. 50 yaşından sonra cinsellik yerine farklı şeylerden zevk almaya bakıyor insanlar... Resim yapıyor, boncuk diziyor ama bu cinselliğin baskılanması anlamına gelir. İlaçlar kadınlar için çok etkili değil ama özellikle kadınlarda 65 yaşına kadar hastanın bu yönde bir sorunu varsa, tedavi olmasını öneririm.
Seks gücünün en yüksek olduğu yaşlar ve en düşük olduğu yaşlar hangisidir?
Kadınlarda 20 ile 40 yaş aralığı cinsel performansın en yüksek olduğu yaşlardır. Ancak kadınlarda yaşla birlikte cinsel istek düşer, diye bir durum yoktur. 50 yaşın üzerinde olup, 20 yaşındakiler kadar hareketli seks hayatı olan kadınlar da olabilir.
Sekste skor önemli mi?
Erkekler en çok haftada kaç kez ilişkiye girdikleriyle
ilgileniyor ve hatta övünüyor. Seksolog Akif Poroy kadın, Hospitalyum
Hastaneler Grubu Üroloğu Dr. Sinan Akşit ise erkek tarafından sekste
rakamların önemini değerlendirdi.Dr. Akif Poroy:
Sekste skor hiç önemli değildir, seks maç değildir. Ancak seksin süresi uzatılmalı, ön sevişme üç dakikadan bir saate çıkarılmalı.
Sekste skor gerçekten önemli mi?
Seks maç değildir ancak Türk erkeklerinde skor kaygısı çok fazla. Skora yönelmek, cinsel iletişim ve hazzı engeller. Skoru takıntı yapan çiftler, cinselliğin getirdiği mutluluğu tam yaşayamaz.
Birlikte olunan süre uzadıkça seksten alınan haz artar mı?
Artar. Türkiye'de ortalama ön sevişme süresi üç-beş dakika. Ancak bu süre en az bir saate çıkmalı. O zaman ortaya çıkacak cinsel enerji daha yoğun olur.
Ne kadar fazla seks yapılırsa çiftler o kadar çok mu mutlu olur?
Hayır, bu çiftlerin libidosuna göre değişir. Herkesin cinsel gereksinimi değişiktir. Sorun, eşlerden birinin çok fazla arzulu iken diğerinin daha az arzulu olmasından kaynaklanır.
Seksin süresi kadın için mi, erkek için mi daha önemli?
Erkeğin süreyi kısa tutması, kadının yeterince uyarılmayıp orgazm olamamasına yol açıyor. Kadınlar cinsel birlikteliklerinde tam mutlu olamadıklarından, onlar için süre önemlidir.
Bir çiftin seksin süresine dair uyuşmazlıkları varsa, biri daha uzasın öbürü bitsin istiyorsa ne yapmaları lazım?
Eşler arasında öncelikle iletişim sorunu çözülmeli. Kimlik çatışmaları ortaya çıktığında, karşı taraf cinsel olarak uyarılmış olsa bile sevişmenin bitmesini ister. Eşlerin açık sözlü ve yapıcı olarak birbirine yaklaşmaları sorunun çözümüne yardımcı olabilir. Durum ciddiye alınmazsa bu sorun ilişkinin veya evliliğin bile bitmesine yol açabilir.
Penis boyu gerçekten seksin başarısını etkiler mi?
Kadın ve erkek arasında bu anlamda çok büyük fark varsa, tatminsizlik olabilir. Erkekler penislerini yukardan gördüklerinden ufak zanneder ve bunu sorun haline getirirler. Kadın organı elastiki olduğundan, penisin büyüklüğü ilişkide bir sorun yaratmaz.
Dr. Sinan Akşit:
Sekste skor, bir erkeğin cinsel sağlığını gösterebilir. Erkeklerin tatmin süresi iki dakikadır, sekste sürenin uzaması kadın için gerekli.
Sekste skor gerçekten önemli mi?
Ürolojide, cinsel mutluluğu değerlendirmek için kullandığımız 'cinsel skorlama' vardır. Haftada dört kez ilişkiye giren birinin cinsel performansı haftada bire düştüyse, bu 'sorun var' anlamına gelebilir.
Birlikte olunan süre uzadıkça seksten alınan haz artar mı?
Hayır alakası yok. Erkeklerin cinsellik kriterleri çok daha farklı, standart süresi iki dakikadır. Seksin süresi arttıkça kadının aldığı haz artabilir.
Ne kadar fazla seks yapılırsa çiftler o kadar çok mu mutlu olur?
Bu, tamamıyla kişinin seks hayatıyla ilgili. Kişinin yaşıyla, alışkanlıklarıyla ve performansıyla çok alakalıdır. Yaşına göre seks hayatı aktif olan kişiler daha mutlu olurlar.
Seksin süresi kadın için mi, erkek için mi daha önemli?
Kadın için seksin süresi önemlidir. Erkek hemen boşalabilir ama kadının hazırlığı daha uzundur. Ama erkek için en önemli tatmin noktalarından biri, birlikte olduğu kadını da tatmin edebilmektir.
Bir çiftin seksin süresine dair uyuşmazlıkları varsa, biri daha uzasın öbürü bitsin istiyorsa ne yapmaları lazım?
Eş terapisine girmeleri gerekli. Cinsellik tek taraflı olarak düşünülemez ve mutluluk da böyle sağlanmaz. Erkek, ilişkide hemen işi bitiriyorsa bu mastürbasyonla eş değerdir. Karısını ya da partnerini doyuma ulaştıramıyorsa, kendini tatmin etmek için bu ilişkiye girmiştir. Böyle bir durumda sağlıklı bir cinsel yaşamdan bahsedilemez.
Penis boyu gerçekten seksin başarısını etkiler mi?
Psikolojik tatmin açısından Türk erkekleri için penis boyu çok etkili bir parametre. Çok ufak penislerde tabii ki erkeğin kadını tatmin etme şansı düşer. 10 cm'lik olan penis boyu, cinsel birleşmede yeterli olarak kabul ediliyor.
Seks stres ilacı mı?
Seks yapanlar mutlu, yapmayanlar mutsuz mudur? Seks erkeklerin
saldırganlığını artırıp, kadınları sakinleştirir mi? Bu sorularına iki
uzman psikiyatrist Prof. Dr. Ahmet Çelikkol ve Aile Sağlığı Araştırma
Eğitim Derneği Psikoloğu Meliha Karayay yanıt verdi.. Prof. Dr. Ahmet Çelikkol:
"Cinsel açıdan mutsuz insanlar için seks, stres nedenidir. Seks yapamayan insanların vücutları çıkış arar, rüyalarında cinselliği yaşarlar. Seks hayatında mutlu erkek, dinamiktir."
Seks stres nedeni mi, stres ilacı mı?
Seks yapılamıyorsa, stres nedenidir. Partnerle ruhsal ve tensel uyum yeterli değilse, en büyük stres nedenlerinden biri ortaya çıkar. Riskli seks, yasak aşk, dinsel inançlar nedeniyle suçluluk duygusu seks stresini tetikler. Seks stresi de kolay kolay atılamaz.
Seks hormonlarının stresi artırıcı etkisi var mı?
Seks yapmayan insanlarda gerginlik artar. Organizma kısmen bu soruna çözüm arar, rüyada seks veya mastürbasyon yoluyla seksin yerine bir çıkış arar fakat bu sağlıklı cinsel yaşam kadar olumlu etkiye sahip değildir.
Seksten sonra kadınlar daha mı sakin olur?
Yaşanan cinsellik tatmin ediciyse, duygusal anlaşma, hatta bedensel anlaşma yerindeyse, her iki cinsiyet için geçerli olmak üzere sakinleştiricidir. Bu nedenle olağan koşullarda uyumak üzere yatağa gidildiğinde, seks yapmak tercih edilmeli. Ancak bu sakinleşme yanında kişilerde olumlu anlamda fiziksel, zihinsel ve duygusal uyanıklık ortaya çıkar.
Seks hayatında mutlu olmamak kadın için depresyon nedeni midir?
Kadının cinsel yaşamında mutlu olmaması tek başına depresyon nedeni olamaz. Ancak kişide depresyon zaten varsa, bu sorun belirtilerin ağırlaşmasına yol açabilir. Bu şekilde depresyon tedavisi zorlaşabilir. Mutsuz cinsel yaşam, genetik olarak depresyona yatkınlığı olan kişide hastalığı tetikleyebilir.
Seks hayatı sorunsuz olan erkekler sakin mi olur, yoksa daha mı baskın olur?
Sakin olma yerine, "Daha dinamik, daha uyumlu, daha yapıcı olur," demeyi tercih ederim. Özetle cinsel yaşamın sorunsuz olması, kişiyi, erkek ve kadın fark etmez; bedenen, ruhen ve toplumsal yönden daha sağlıklı hale getirir.
Seks hayatında sorun olan erkek sinirli mi olur?
Organizma bir sorunla karşılaştığında çözüm arar; bu çözüm bazen kişiyi daha olumlu düzeye çıkarabilir. Örneğin kişi, bu durumda müziğe yönelir ve hatta çok nitelikli müzik yapmaya başlar. Bazen tersi olur; bedensel ve zihinsel yavaşlama, durgunluk, motivasyon eksikliği içine girebilir. Elbette sinirlilik de organizmanın başvurduğu yollardan biridir ve kişiyi daha büyük sorunların içine sürükler.
Psikolog Meliha Karayay
"Seks tam bir stres ilacıdır. Mutlu seks hayatı olan erkeklerin yürüyüşleri bile değişiktir, kendinden emin yürürler. Cinsellikte sorun yaşayan erkekler ise sinirli ve gergindir, ufak bir sorundan patlamalar yaşarlar."
Seks stres nedeni mi, stres ilacı mı?
Seks, tam bir stres ilacıdır. Bir bileşik kap düşünün, hayatınızda cinsel anlamda yaşamdan keyif aldığınız anda libidonuz yükselir. Cinsel yaşamdaki keyif bütün hayatı olumlu etkiler.
Seks hormonlarının stresi artırıcı etkisi var mı?
Seks srasında kadında da erkekte de benzer hormonlar yükselir. Bizim için etkili olan seks hormonlarından serbest testosteron hormonu, isteği artırır. Cinsel birleşmede etkili olan oksitosindir. Bunlar artar, ama normal hayatta stres olmaz.
Seksten sonra kadınlar daha mı sakin olur?
Bu olayın nasıl yaşandığına bağlı. Kadınlara kimin tarafından dokunulduğu çok önemlidir. Ancak şunu bilmek lazım; erkekler, seks sırasında daha fazla enerji harcadıkları için seksten sonra daha yoğun rahatlama yaşarlar. Özellikle erkeğin üstte, kadının altta olduğu pozisyonlardan sonra erkekler çok rahat sırtlarını dönüp uyuyabilir.
Seks hayatında mutlu olmamak kadın için depresyon nedeni midir?
Cinsel anlamda doyum sağlayamamak, kadın için kesinlikle bir depresyon nedenidir. Bunlar sıkıntıyı başlatan olaylardır, aynı şekilde yaşanan sıkıntılar da cinselliği etkiler, böylece kısır döngü olur. Bileşik kaplar gibi...
Seks hayatı sorunsuz olan erkekler sakin mi olur, yoksa daha mı baskın olur?
Kişileri tanımadan yanıtlamak zor. Kişinin önceki kişilik yapısı ne ise o artarak devam eder. Rahat ve sakin bir insansa rahatlığı artar. Rahat, boşalmış bir erkek, öncelikle yürüyüşünden belli olur; çok daha rahat yürür. Ufak olaylardan hemen rahatsız olmaz.
Seks hayatında sorun olan erkek sinirli mi olur?
Bunu rahatlıkla anlayabiliriz. Seks hayatında sorun yaşayan erkekler gergindir, endişelidir, ufak tefek sorunlar karşısında problem yaratıyordur. Kadınları aşağılayıcı cümleler kurabilir. Cinselliği çok fazla dile getirebilir.
Kaynak: Sabah
Yataklar ayrılmalı mı, seks hayatı bundan zarar görür mü? İşte bu
sorunun yanıtını iki uzman Yeditepe Uyku Merkezi Başkanı Prof. Dr.
Canan Aykut Bingöl ve Cinsel İşlev Bozuklukları Merkezi Direktörü Doç.
Dr. Uğur Yılmaz tartıştı...
Her anı yan yana geçiren çiftler mi doğru yolda ilerliyor yoksa
kendi evlerinde ayrı ayrı yaşarken birbirleri için ortak zaman
yaratanlar mı? İki ünlü psikiyatrist Prof. Dr. Ahmet Çelikkol ve Prof.
Dr. İlkay Kasatura ideal ilişki modelini tartıştı...
Seks bağımlılığı diye bir hastalık gerçekten var mı, yoksa bu da
yalnızca yeni bir moda deyim mi? Ünlü psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat
Tarhan ve Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği Başkanı Doç. Dr.
Cem İncesu, konuyu bilimsel olarak yorumladı..
Erken boşalma oldukça sık rastlanan ama en kolay tedavi
edilebilen cinsel sorunlar arasında yeralıyor. Psikolojik tedavi ve bir
kaç basit teknikle erken boşalma endişesinden sıyrılıp, sevişmenin
sizin için yine doğal bir zevk halini almasını sağlayabilirsiniz.
Batılı bazı bilim adamları erken boşalmanın, sanılanın aksine
anormal bir durum ya da olmadığını, bu karakterin bize atalarımızdan
geçtiğini söylüyorlar. Atalarımızdan kalan inanışa göre, insanoğlu
zamanla cinsel hazzı arttırmanın yollarını öğrendi ve erotik
düşüncelerle sevişmeyi uzatabildi. Ama yine de bu kalıtsal karakterden
kurtulmak mümkün değil."
Erken boşalma, tedavisi en kolay cinsel problemlerden biri.
Eşlerin beraberce katılacağı bir psikolojik terapide, tedavinin başarı
ile sonuçlanma şansı yüzde 90 oranında artabiliyor. Bugün içi bilinen
tedavi yöntemleri ise şunlar:
Sevişme çoğu zaman erkeğin orgazmıyla sonuçlanan kısa ve mekanik
bir edimdir. Oysa erkeğin sevişme sırasında heyecan ve tepkilerini
kontrol ederek birleşmeyi uzatması gerektiği düşüncesinin de oldukça
eski bir tarihi vardır. Hindu dininde, meninin en yüksek coşkunun maddi
karşılığı olduğu düşünülür. Bu nedenle erkeğin mümkün olduğu kadar az
meni harcamasına dikkat edilir. Hindu dininin bazı kollarında da,
erkeğin cinsel perhizden çok, birleşmede kendini kontrol etmesine ve
boşalmadan kaçınmasına dikkat edilir. Bu dinin yetenekli sahiplerinin,
birleşme sırasında meni akışını tersine çevirdiği ve vücutlarına geri
akan meninin kendilerine hayati bir güç kazandırdığı ileri
sürülmektedir.
Ancak, burada gözden kaçırılmaması gereken bir nokta daha vardır:
birleşmeyi uzatmak için carezza uygulayan erkek bazan aşırı dikkatli,
aşırı kontrollu davranır; sevişmenin vazgeçilmez boyutu olan
kendiliğindenlik, bu aşırı bilinçli teknik yüzünden tamamıyla kaybolur.
Bunu farkeden, eşinin zevk almak yerine kendisine zevk vermeye
çalıştığını, kendisiyle birlikte cinsel coşkuya katılmak yerine bir
"laboratuvar deneyini" dışarıdan seyreder gibi davrandığını gören
kadının da heyecan düzeyi düşer. İşte bu durumda, elinden gelen herşeyi
yaptığına, en "çıldırtıcı teknikleri" uyguladığına inanmış olan erkek,
eşinin tepkisiz kaldığını görünce onu "soğuklukla" suçlamaya başlar.
Sonuçta, eşinde gidermeye çalıştığı heyecansızlık ve soğukluğa kendisi
yol açmış olur. Öyleyse, cinsel doyumun ikinci kuralının uzatma
tekniklerinde de geçerli olduğunu unutmamak gerekir: insan, sevişme
sırasında kendisinin zevk almadığı birşeyi yapmaktan mümkün olduğu
kadar kaçınmalıdır.
Eğer çok köklü psikolojik nedenlerden kaynaklanmıyorsa, erken
boşalma basit cinsel terapi teknikleriyle giderilebilecek bir sorundur.
Bu sorunla karşılaşmış çoğu erkek, dikkatlerini başka bir şeye
çevirerek, örneğin işlerini düşünerek ya da birden yüze kadar sayarak
boşalmayı geciktirmeye çalışırlar. Ama bu , çok etkin bir çözüm
değildir; hatta erkekteki kaygıyı arttıracağı için tam ters sonuç
verdiği de olur. Dahada önemlisi, bu yöntem, erkeğin kendini bütün
varlığıyla cinsel coşkuya teslim etmesini önler; oysa gerçek doyumun
temel şartı da budur. Bir başka denenmiş yol da, erkeğin kadına hiç
acele etmeden, yumuşakça girmesi ve bir süre hareket etmeden bu durumda
kadının üzerinde yatmasıdır. Bu durumda penis, vajina içinde hiç
hareketsiz dururken, erkek karnını kadının klitoris bölgesine ağır ağır
ama bastırarak sürtebilir. Bu kendi boşalmasını geciktirirken, kadının
orgazmını hızlandıracaktır. Bu tür teknikler, boşalmayı geciktirmekle
birlikte, erkeğin kendini unutmasını önledikleri ve hep kontrollu
davranmasını gerektirdikleri için, cinsel birleşmeden alınan zevki
azaltırlar. Bunların hepsinde, erkek, doyurucu bir cinselliğin ana
koşulu olan kadınla iletişim ve bütünleşme yerine kendi hareketlerini
aşırı ölçüde kontrol edecek, kendisiyle başbaşa kalacaktır. Buna
karşılık, kadın eşin de cinsel terapide aktif bir rol alması, terapiyi
de sevişmenin bir parçası haline getireceği için alınan sonuçlar daha
başarılı olmaktadır. Masters ve Johnson tarafından geliştirilen ve iki
eş arasında uygulanan bir yöntem şudur: herşeyden önce kadınla erkek
mutlaka orgazma ulaşma düşüncesini bir yana atarlar. Kadın yatakta
sırtını bir yastığa dayayarak oturur. Erkek, başı kadının göğsüne
yaslanacak şekilde, kadının bacakları arasına uzanır ve bacaklarını
açar. Bundan sonra kadın, dikleşene kadar erkeğin penisiyle oynar.
Erkek, boşalmanın yaklaştığını hissettiği an kadına işaret eder. Bunun
üzerine kadın, penisin başını kuvvetlice sıkar; bu sıkma dört saniye
kadar devam etmelidir. Bu, boşalma dürtüsünün zayıflamasına neden
olacaktır. Otuz saniye kadar sonra kadın yine eliyle eşinin penisini
uyarmaya başlar. Erkek boşalmak üzere olduğunu haber verince kadın yine
sıkma yöntemini uygular. Bu, erkek boşalana kadar 10-15 kez
uygulanmalıdır. Erkeğin bundan önce orgazma ulaşmasında bir sakınca
yoktur. Çift, bu yöntemle, orgazm olmadan uyarılma süresini uzattıktan
sonra, sıra penisin dölyoluna girişine gelir. Bunun için 7-15 günlük
bir "sıkma" uygulamasının geçmesi gerekir. Artık kadınla erkek cinsel
birleşmeye geçebileceklerdir. Bu, erkeğin sırtüstü yatması ve kadının
üste çıkarak penisi içine alması şeklinde olur. Ama bu noktada hiçbir
zorlama ve sürtmenin olmaması önemlidir, çünkü amaç erkeğin dölyoluna
girme duygusuna yavaş yavaş alışmasıdır. Boşalmanın yaklaştığını
anlayınca kadına işaret edecek ve o da gövdesini erkeğin üstünden biraz
kaldırarak yine sıkma hareketine geçecektir. Böyle birkaç uygulamadan
sonra penisin dölyolu içine hareket ettirilmesi ve sürtme aşamasına
geçilebilir. Masters ve Johnson, on yıllık araştırma dönemi içinde, bu
yöntemi uygulayan 186 hastadan 182'sinin olumlu sonuç aldığını
bildirmektedir. 