| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Yazılar arşiv 07.2008 Other entries in 2008-07 resimler , videolar
 
Jul
29
    
EDA | 29 Temmuz 2008 09:21 | 0 fav | etiket:  
Evet,kızlık zarı dikilir.
Kızlık zarını kim diker veya dikebilir ?
-Kızlık zarını sadece bir kadın doğum uzmanı diker.
Dikilen bir kızlık zarı yüzde yüz kanarmı?
-Evet,eğer bu işin uzmanıtarafından dikilmişse dikilen bir zar yüzde yüz kanar.
Dikilen bir kızlık zarının dikildiği ilişkiye gireceğim kişi tarafından anlaşılırmı?
-Kesinlikle hayır,sadece kadın doğum uzmanları veya adli tıp uzmanları bunu anlayabilir
Kızlık zarı dikilmesi için ilişki sayısının veya ne kadar süredir ilişkiye girildiğinin önemi varmıdır?
-Hayır yoktur,çocuk doğurmuş kadınlarda dahi bu kızlık zarı tamir edilir.
Kızlık zarı dikişi acırmı? ne kadar sürer?nasıl bir ameliyattır?
-Hayır acımaz, siz uyutularak veya o bölge uyuşturularak yapılır,10 ila 30 dakika arasında sürer,operasyondan sonra rahatlıkla yürüyebilir veya çalışabilirsiniz.Hiç kimse sizin böyle bir operasyon geçirdiğinizi anlamaz.
Kızlık zarı ilişkiden ne kadar zaman önce dikilmelidir?
Bu kızlık zarınızın tipine ve hekiminizin yapacağı ameliyata bağlıdır, bazen bir kaç ay evvel,bazen bir kaç gün evvel bazende bir yıl önce dikmek gerekir.
Dikildikten sonra nelere dikkat etmek gerekir? Duş vesaire gibi şeyler zararlımıdır?
Özel bir şey gerektirmez ilk bir kaç gün hekiminizin önerilerine uymak gerekir, rahatlıkla bir kaç gün sonra duş alabilirsiniz.
Kızlık zarımı kendim kontrol edebilirmiyim?
-Hayır ,uygun pozisyonu aldığınızda ayna yardımı ile sadece görebilirsiniz fakat tıbbi bilginiz yetersiz olduğu için hiçbir yorum yapamazsınız.
Kim kontrol edebilir?
-Sadece bir kadın doğum uzmanı bu konuda size yardımcı olacabilecektir.
Kontrol sırasında acırmı? veya zarar gelebilirmi?
-Hiç bir acı hissetmeyeceğiniz gibi, hiç bir zararda gelmeyecektir. Bu konuda bir şüpheniz veya sıkıntınız varsa muayeneye gidiniz.Kimse bu konuda muayene olmanızı garip karşılamayacaktır.


 
Jul
27
    
EDA | 27 Temmuz 2008 10:56 | 0 fav | etiket:  
Çocuğunuz hiç ummadığınız bir anda size seksle ilgili sorular sorarsa ne yapmalısınız? Dr. Sabri Yurdakul uyarıyor: Ona gerçekleri anlatın. Leylekler tarafından getirildiğini söylemeye kalkmayın!..

Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul çocuk ve cinsellik konusunda merak edilen soruları yanıtladı ve çocukların cinselliğe nasıl baktıklarını anlattı:

* Çocuklarla seks nasıl ve ne zaman konuşulmalı?
Onlardan soru gelmesini beklemeyin. Anne-babaların pratik bilgisi vardır ama teorik bilgileri zayıf olabilir. Bunun için cinselliği anlatan kitaplardan faydalanılabilir. Çocuğa yaşına uygun olarak bilgi vermek önemlidir. Yaşı küçük bir çocuğa çok geniş bilgi verilmesi yanlış olduğu gibi, 13-14 yaşındaki bir çocuğun sorularını geçiştirmek de son derece yanlış olacaktır. Çocuklar bu konuda kendi kendilerine de bilgilere ulaşabiliyor. Birbirlerine konuyla ilgili CD'ler veren ya da internetten araştırma yapan çocuklar, konuyu ailelerine sormaya gerek duymuyorlar. Öte yandan, onlar istemeden çocuklara bilgi vermek de yanlıştır. Erkek çocuğa babanın, kız çocuğa ise annenin bilgi vermesinde fayda var. Cinselliği öğrensin diye, banyoya çocukla birlikte girmek hiç doğru değil. Anne çocuğu yıkayabilir ama bu esnada kendisinin çıplak olmamasında da fayda vardır.

KİTAPLARDAN ANLATIN
* Çocukların 'Ben nasıl dünyaya geldim?' sorusunun yanıtını okul mu, yoksa annebabalar mı vermeli?
Okul zaten bu sorunun cevabını vermiyor. En iyisi bu cevabı çocuklara, kitaplardan onların yaşına göre düzenlenmiş resimlerle anlatmak. Anne-babalar eğitimli bile olsalar, bu soruya ne şekilde cevap vereceklerini bilmiyorlar. Konuyla ilgili bilgi birikimleri yeterli olmadığı için, kitaplardan yararlanmaları önemli. Kendi bedenlerinin kendilerine ait olduğunu ve buna kimsenin dokunmasına izin vermemeleri gerektiğini, çocuklara anlatmalıyız. Çocuklara yönelik cinsel taciz, sanılanın çok üzerinde. Bu, sadece kız çocuklarına değil, erkek çocuklarına da yöneliyor ve onların gelecekteki cinsel yaşantılarını kabusa çeviriyor. Bu konuda çocuklarınızı uyarın.

CİNSEL TACİZE DİKKAT!
* Çocuğu korkutmadan cinsel taciz konusunda uyarmanın bir yolu var mıdır?
Çocuğa, "Vücuduna kimsenin dokunmasına izin verme. Böyle bir şey olursa mutlaka bize anlat" demek lazım. Tacizi yapan kişi çocuğu, 'Ailene söylersen sana zarar veririm' diye tehdit etmiş ve çocuk buna inanıp yaşadıklarını içine atmış olabilir. Çocuğu bu yükten hemen kurtarmak gerekir.

* 'Seni leylekler getirdi' bahanesi kullanılabilir mi?
Hayır, bu hiçbir yaşta kullanılması doğru olmayan bir söz. Eğer çocuğunuzla seks hakkında konuşurken çekiniyor ya da zorlanıyorsanız, bu konuda daha deneyimli bir insandan mesela bir doktor ya da öğretmenden yardım alabilirsiniz. Yapılacak en büyük yanlış; seks konusunu utanarak, sıkılarak ve konuşulmaması gerekiyormuş gibi çocuklara anlatmaktır. Seks, tabu olmamalıdır. Tepkileriniz çok önemlidir. Kız çocuklarına adet dönemini anlatmak için onlardan soru gelmesini beklemeyebilirsiniz.

* Çocuk sürekli seksten bahsediyorsa ne yapılmalıdır?
Çocuğun dikkatini başka konulara çekmek ve bu konudaki sorularının meraktan kaynaklandığını düşünmek, ona büyük tepkiler vermemek gerekir. Çocukların cinselliğe ilgilerinin en büyük nedeni; kendilerini ve dünyayı tanıma istekleridir.

MASTÜRBASYON ÖNEMLİ
* Henüz 5 yaşında olan bir erkek çocuğu mastürbasyon yapıyorsa, ailesi ona karşı nasıl bir tavır takınmalıdır?
Aile çocuğun üzerine gitmemeli, ona çok büyük tepki vermemelidir. Eğer çocuk bunu başkalarının ortasında yapıyorsa, ebeveynleri onu uygun bir dille uyarmalıdır. Ona sakince "Bu yaptığın yanlış" derseniz, çocuk hatasını anlar ve tekrarlamaz. Aşırı mastürbasyon, çocukların iç dünyasındaki sıkıntılardan da kaynaklanabilir. Çocuğun sıkıntısı çoksa kendi vücuduna daha çok yönelir ya da bir süre mastürbasyon yaptıktan sonra tahriş olup, bunu sürdürme isteği duyabilir. Belirli bir düzeye kadar olan mastürbasyonu görmezlikten gelmekte ve müdahale etmemekte fayda vardır. Sıkıntıları olan, aile içi şiddet gören ve bu yüzden içlerine kapanan çocuklar, mastürbasyona daha çok başvurabilirler. 11 yaşından sonra ise, mastürbasyon bilinçli yapılır. Bu durumda sakın onu korkutmayın ve ona "Yaptığın ayıp" demeyin. Ama yine de ona çok sık mastürbasyon yapmanın doğru olmadığını anlatın.

* Çocuk cinsel uyarım yaşarsa, ne yapmalı?
Çocuğun dikkatini farklı yönlere çekmeye çalışmak ve onu bu ortamdan uzak tutmak gerekir. Özellikle paraziti olan kız çocuklar, aşırı miktarda mastürbasyon yapabilir. Bu durumda bir çocuk doktoruna gitmekte ve gerekirse bir psikiyatra başvurmakta yarar vardır.


* Hamileliğin ne anlama geldiği çocuklara ne şekilde anlatılmalı?
Çocuğa hamileliği yaşına uygun bir şekilde anlatın. Fazla ayrıntıya girmeyin. 5 yaşından küçük çocuklara anne ve babanın biraraya gelmesi ve beraber olması ile hamileliğin başladığının anlatılması yeterlidir. Çocuğa, bebeğin anne karnında geliştiği, yavaş yavaş büyüdüğü ve doğum zamanında annenin cinsel organından dünyaya geldiği de söylenebilir. 5 yaşından büyük çocuklara ise, anne ve babanın cinsel yönden biraraya gelmesi ile babanın erkeklik sıvısının annenin hücreleriyle birleştiği ve annenin hamile kaldığı anlatılabilir. Çocuğa, ortaya çıkan kısmın mikroskopla görülebilecek kadar küçük olduğu ve daha sonra yavaş yavaş büyüdükçe annenin karnının şiştiği de anlatılmalıdır. Ayrıca ona, hamilelik sırasında bebeğin hareketleri de izlettirilebilir ve bebeğin doğduktan sonra hareketlerine dışarıda devam edeceği anlatılabilir. Bunları yaparak, çocuğunuzun 'benim de çocuğum olsun' diye uğraşmasını engellemiş olursunuz. Çocuğunuza kardeş yapmak istiyorsanız, bunu onunla paylaşın. Ona hamilelik hakkında bilgi verin. Bu durumda, kardeşini sahiplenmesi çok daha kolay olur.

AYIP OLMADIĞINI BİLSİN
* Seks konusunda çocuğa ayıp kavramı nasıl verilir?
Cinselliği ayıp olarak almak doğru bir davranış değildir. Çocuğa cinselliğin de yaşamın bir parçası olduğu, yemek yemek ya da su içmek kadar doğal olduğu ancak bunun ileriki yaşlarda yaşanmasının gerektiği anlatılmalıdır. Çocuğun cinselliğin yaşanmasının ayıp olmadığını kavraması gerekir. O yüzden onun, cinselliğin olgunlukla ve gelişmeyle ilgili bir konu olduğunun farkına varması sağlanmalıdır.


 
Jul
27
    
EDA | 27 Temmuz 2008 10:54 | 0 fav | etiket:  

Yüzyıllardır 'ayıp' kabul edilen cinselliğin günümüzde de 'tabu' olarak görülmesi yüzünden sağlıksız bireyler yetişiyor. Cinsellik cahili bireylerden ise ruh sağlığı yetersiz toplumlar meydana geliyor

Cinsel eğitimin temeli ailede başlıyor. Sağlıklı kuşaklar yetiştirmek için öncelikle çocuklara yalan söylemeyi terk etmek gerekiyor. Eğitime, 'Seni leylek getirdi' yalanını bırakıp doğru bilgiler vererek başlayabilirsiniz

İnsanoğluyla beraber varolan 'Cinsellik', 21'inci yüzyılda da hala yüz kızartıcı konular arasında yer almaya devam ediyor. Çocuklar cinsellik konusunda ailelerince kandırılıyor. Gençler cinselliği kulaktan dolma bilgilerle yanlış öğreniyor. Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan nasıl korunulacağı bilinmiyor. Birbirine sırtını dönerek uyuyan çiftler cinsel işlev bozukluklarından utanıyor...

'Leylek' yalanı

'Seni leylekler getirdi' yalanıyla başlayan hatalı cinsel eğitim, mutsuz ve cinsel sorunları olan bireyler yetişmesine ve bu bireylerin oluşturduğu sorunlu bir topluma neden oluyor. Türkiye'de cinsel sorunların toplumun yüzde 50'sini ilgilendirmesine rağmen herkes ağızbirliği etmişcesine sorunu gizliyor. Kadınlar cinsel ilişkilerinde duygu ve sevgi paylaşımında sorun yaşarken uzmanlar, cinselliğin duygusal boyutunun çocuklukta aile tarafından öğretilmesi gerektiğini vurguluyor.

Doktordan utanmayın

Cinsel işlev bozukluğu yaşayanlar doktora başvurmaktan utandıkları için konuyla ilgili sağlıklı rakamlar da elde edilemiyor. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Üroandroloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halim Hattat, cinsellikle ilgili sorunlardan utanıldığını hatırlatarak Türkiye'deki 'Cinsellik cehaleti' olgusuna dikkat çekti. Türkiye'de cinsel sorunlarla ilgili tablonunun adeta bir buzdağı gibi olduğunun altını çizen Prof. Dr. Hattat, cinsel sorunların toplumun yüzde 50'sini ilgilendirmesine rağmen hastaların sorunlarını sakladıklarını söyledi. Prof. Dr. Halim Hattat, geniş halk yığınlarının gebelikten korunma yöntemlerini bile bilmediğini, temizlik kurallarına uyulmadığı için de cinsel hastalıkların ortaya çıktığını anlattı.

Organlarınızı tanıyın

Uzmanlar, 10 yıl boyunca eşiyle cinsel ilişkiye giremeyen çiftlerin 'Toplumda cinsellik tabudur hiç kimseye söylenemez. Doktora bile anlatılamaz' görüşü nedeniyle doktora gitmediklerini belirtiyor. Kadınların cinsel organlarını tanımadıklarına da dikkat çeken uzmanlar, kadınların cinsel fonksiyon uzmanı ya da jinekologtan bilgi edinmesi gerektiğini vurguluyor.

Cinsellik keşfedilebilir

İki insanın 'haz' ilkesinden yola çıkarak cinsel bakımdan doyuma ulaşmak için çeşitli etkileşimler ile yaşadıkları, 'özel yaşam' olarak da adlandırılan cinsellik ülkemizde halen tabu olarak görülüyor.

Cinsellikle ilgili araştırmalar yapan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Engin Olcay, cinselliğin sosyal, biyolojik ve psikolojik öğelerden oluştuğunu belirterek cinselliğin düşünüldüğü gibi yalnızca seksten ibaret olmadığına dikkat çekti. Cinselliğin mekanik birleşmeden çıkıp duygusal yatırım haline gelmesiyle kaliteli ve doyurucu olabileceğini belirten Dr. Olcay, cinsel yaşamı etkileyen faktörler hakkında şu bilgileri verdi:

'Kişide cinsellik, kişiliğin bütünüyle ilgilidir. Cinselliğin tam ve doyumlu yaşanabilmesi ancak sağlıklı bir ruh yapısı sayesinde mümkün olabilir. Cinselliğin duygusal yatırım olduğunu düşünen çiftler, birbirlerini daha iyi tanımaya ve cinselliklerini keşfetmeye başlayacak ve daha olgun cinsellik yaşanabilecektir.'

Stres, stres, stres...

Bireylerin içinde bulundukları her türlü psikolojik durumdan cinsel yaşam olumlu ya da olumsuz olarak etkileniyor. Kişinin kendiyle, diğer bireyler ve çevresiyle olan sorunları cinsel yaşamının kalitesini düşürüyor. Gün boyunca stresli, yorucu bir ortamda çalışan, ekonomik sorunlar yaşayan, işyerinde problemleri olan bireylerin cinsel yaşamları da sağlıklı olmuyor.

Günlük yaşamı etkiliyor

Dr. Engin Olcay, bu sorunların cinsel yaşam üzerindeki etkilerini şöyle anlattı:

'Günlük yaşamdaki anksiyete, depresyon, stres, yorgunluk, partnerler arasındaki çatışma gibi sık rastlanan olgular, bireyin cinsellik cevabının bozulmasına yol açmaktadır. Bunun yanı sıra şizofreni ve duygulanım bozukluğu gibi hastalıklarda da cinsel cevap bozulmaktadır.'




Türkiye'de cinsellikle ilgili gerçekler

Toplumda genel olarak cinselliği erkek başlatır düşüncesi hakim.

Çocukların cinsellikle ilgili soruları yanıtlanmıyor ya da yanlış yanıtlanıyor.

Tek taraflı yapılan mastürbasyonun günah olduğuna inanılıyor.

Gebelikten korunma yöntemleri bilinmiyor ya da günah sayılıyor.

Cinsel ilişkide eşiyle duygusal paylaşımı olmayanlar sorunu gizlemeye çalışıyor.

Başkalarının cinsel yaşamla ilgili yanlış ya da doğruları dikkate alınıyor.

Cinsel ilişkiden önce temizliğe gereken dikkat gösterilmiyor.




Ailelere öneriler

  • Anne ve babalar çocukların aslında kendilerinin anladığı anlamda cinsel yaşamla ilgili sorular sormadığını bilmeli
  • Cinsellikle ilgili sorular karşısında telaşlanmamalı
  • Doğru bilgi vereceğim diye tüm detayları anlatmamalı
  • Çocukların cinsellikle ilgli soruları yanıtsız bırakılmamalı
  • Cinsellikle ilgili yanlış bilgiler vermemeli
  • Cevaplar çocukları tatmin edecek nitelikte olmalı.




    Çocukların sorularını cevapsız bırakmayın

    Çocuklar 3 yaşından itibaren cinsellikle ilgili sorulara başlıyor. Ancak, zaten bu konuda eğitimsiz olan ailelerin büyük bölümü soruları yanıtlamaktan kaçınıyor. Aslında erişkinlerin birçoğu da, cinsellikle ilgili sorunlarını kapalı kapılar ardında ve çözümsüz bırakıyor.

    Çocuk ve gençlik psikiyatristi Uzman Dr. Mücahit Öztürk, çocukların cinsellikle ilgili sorularının yanıtsız bırakılmaması gerektiğine dikkat çekerek bu çocukların erişkinliğinde cinsel sorunlar yaşama riskinin arttığını söyledi. Dr. Öztürk, çocukların cinsel yaşam hakkındaki merakları konusunda şu bilgileri verdi:

    'Çocuklar 3-4 yaşında cinsellikle ilgili sorular sormaya başlarlar. Bu soruların cevaplandırılmaması, olumsuz yanıt verilmesi, saçma yanıtlar verilmesi ya da gereksiz detaylar anlatılması çocuğun zihinsel süreçte problem yaşamasına neden olur.'

    Hormonal değişim ve dürtülerin ön plana çıkmasıyla ergenlik döneminde cinsel konularda merak da giderek artıyor. Uzmanlar, okullarda cinsel eğitimin devam etmesi gerektiğini belirtiyor.

    Ergenlik döneminde kulaktan dolma bilgilerle cinselliğin öğrenilmesi sağlıksız cinsel yaşamın temellerini oluşturuyor. Dr. Mücahit Öztürk, cinsel eğitimin ailede başlaması gerektiğine dikkat çekerek, 'Cinsel eğitimin ailede halledilmesi gerekiyor. Anne ve babalar çocuklarıyla cinsellik konusunda konuşmaktan kaçıyorlar. Okullarda cinselliğin biyolojik tarafı öğretilebilir fakat duygusal yönünü öğretmenin çok kolay olmadığını düşünüyorum. Çocuk cinselliğin duygusal boyutunu aileden öğrenmeli' dedi.




  • Trafik, seksi vuruyor

    Türkiye'de cinsel ilişki sıklığının araştırıldığı çalışmada ilginç sonuçlar alındı. İstanbul ve Ankara gibi büyük kentlerde cinsel ilişki sayısının azalması stres, yorgunluk ve trafiğe bağlandı. Prezervatif üreticisi Durex firması tarafından İstanbul, Ankara, Adana, İzmir ve Bursa'da yapılan araştırma 16-55 yaş grubunu kapsıyor. Haftada 5-6 kez cinsel ilişkiye girme şıkkına 'evet' yanıtı verenlerin oranı Adana'da yüzde 18, Bursa'da yüzde 15, İzmir'de yüzde 13, Ankara'da yüzde 5, İstanbul'da yüzde 5 olarak belirlendi.
  •  
  • http://www.aksam.com.tr/den ..alıntıdır..


     
    Jul
    27
        
    EDA | 27 Temmuz 2008 10:35 | 0 fav | etiket:  

    VIAGRA'nın içinde ne vardır?

    VIAGRA'nın aktif maddesinin adı sildenafil'dir. Her tablet sildenafil (sitrat olarak) içerir. VIAGRA film-kaplı tabletler mavi, yuvarlağımsı-elmas biçimindedir. Bir yüzünde "PFIZER" ve öteki yüzünde "VGR 25" yazıları vardır. Tabletler 4 tabletlik blister ambalajlarda kullanıma sunulmuştur.

    VIAGRA nedir?

    VIAGRA fosfodiesteraz tip 5 inhibitörleri adı verilen bir ilaç grubuna dahildir. Penisteki kan damarlarının gevşemesine yardımcı olarak cinsel uyarı sırasında kanın penise akımını sağlamak suretiyle etki gösterir. VIAGRA ancak ve sadece cinsel yoldan uyarılmanız durumunda doğal yolla sertleşme oluşmasına yardım eder. Sertleşme kusurunuz yoksa VIAGRA almayınız. Kadınlar VIAGRA almamalıdır.

    VIAGRA niçin kullanılır?

    VIAGRA erkeklerde sertleşme sorununda kullanılır. Sertleşme sorunu, bir erkekte cinsel aktivite için gerekli, penis sertleşmesinin sağlanamaması veya sertliğin korunamamasıdır.

    VIAGRA HANGİ DURUMLARDA KULLANILMAMALIDIR?

    Sizde aşağıdaki durumlardan biri varsa VIAGRA ALMAYIN:

    Eğer nitrat veya amil nitrit gibi nitrik oksit veren maddeleri içeren İlaçlar (Nitrogliserin, isosorbid mononitrat, isosorbid nitrat, pentoeritritol tetranitrat, eritritil tetranitrat, isosorbid dinitrat / fenobarbital, amil nitrat veya nitrit, butil nitrat) kullanıyorsanız VIAGRA almayınız. Bu ilaçlar, sıklıkla angina pektoris (Koroner damar hastalığıyla ilgili göğüs ağrısı) için kullanılan ilaçlardır. VIAGRA bu ilaçların etkilerinde ciddi bir artışa neden olabilir. Bu ilaçlardan birini kullanıyorsanız doktorunuza söyleyiniz. Emin değilseniz doktor veya eczacınıza sorunuz.

    Eğer VIAGRA'ya karşı alerjik bir reaksiyonunuz varsa VIAGRA almamanız gerekir. Alerjik reaksiyonlar bir döküntü, kaşıntı veya yüzde şişme, dudaklarda şişme veya nefes darlığı biçiminde olabilir eğer daha önce böyle bir olay yaşadıysanız doktorunuza söyleyiniz.

    Eğer önemli bir karaciğer veya kalp sorununuz varsa.

    Eğer kısa bir süre önce felç veya kalp krizi geçirdiyseniz ya da tansiyonunuz düşükse.

    Eğer (retinitis pigmentosa) gibi belirli bir kalıtsal göz hastalığınız varsa.

    VIAGRA kullanıyorsanız aynı anda başka erektil disfonksiyon ajanları ile birlikte kulanmamalısınız.

    VIAGRA ne zaman ihtiyatlı olarak kullanılmalıdır?

    Doktorunuza söylemeniz gerekenler:

    Eğer orak hücre anemisi (kırmızı kan hücrelerindeki bir anormallik), lösemi (kan hücrelerinin kanseri), multipl myelom (kemik iliği kanseri), veya peniste her hangi bir hastalık veya biçim bozukluğu varsa.

    Eğer halen mide ülseri veya (hemofili gibi) bir kanama bozukluğu varsa.

    Yaşı 65'in üzerinde olan hastalar için özellikle göz önüne alınması gerekenler nelerdir?

    Eğer 65 yaşın üzerinde iseniz VIAGRA'nın ilk dozunda ayarlama yapılmalıdır.

    Böbrek veya karaciğer sorunları olan hastaların özellikle nelere dikkat etmesi gerekir?

    Böbrek veya karaciğer sorunlarınız varsa bunları doktorunuza söylemeniz gerekir. Doktorunuz ilacı farklı bir dozda almanıza karar verebilir.

    VIAGRA alırken taşıt kullanabilir misiniz?

    VIAGRA başdönmesine neden olabilir ve görmeyi geçici olarak etkileyebilir. Taşıt veya makina kullanmadan önce VIAGRA'ya karşı nasıl bir reaksiyon gösterdiğinizi bilmeniz gerekir.

    VIAGRA başka ilaçlar ile birlikte alınabilir mi?

    Aldığınız diğer bütün ilaçları doktorunuza söylemeniz gerekmektedir. VIAGRA tabletleri bazı ilaçlarla, özellikle angina pektoris tedavisi amacıyla kullanılan ilaçlar ile etkileşebilir. VİAGRA KULLANMANIZA MÜTEAKİP ACİL BİR TIBBİ OLAYIN MEYDANA GELMESİ DURUMUNDA, SİZE MÜDAHELE EDEN VEYA TEDAVİ UYGULAYAN KİŞİYE VIAGRA ALDIĞINIZI SÖYLEMENİZ GEREKİR.VIAGRA ile birlikte başka ilaçları kullanmadan önce doktorunuza danışın. AIDS (HIV) gibi durumların tedavisi için, özel bir ilaç, proteaz inhibitörleri kullanıyorsanız, doktorunuza bildiriniz. VIAGRA, nitratların veya amil nitrit gibi nitrik oksit vericisi olan ilaçların etkilerinin ciddi biçimde artmasına neden olabilir. Bu ilaçlar sıklıkla angina pektoris (veya "göğüs ağrısı" tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Bu ilaçları kullanıyorsanız VIAGRA ALMAYINIZ.

    VIAGRA Tabletleri nasıl alınmalıdır?

    Doktorunuz hangi VIAGRA dozunun sizin için en uygun doz olduğuna karar verecektir. Doktorunuzun size söylediğinden fazla sayıda tablet almamalısınız. VIAGRA cinsel aktiviteden yaklaşık bir saat önce alınmalıdır. Tableti bütün olarak bir miktar suyla birlikte yutunuz. VIAGRA ancak cinsel yoldan uyarıldığınızda sertleşmeye yardımcı olacaktır. Cinsel olarak uyarılmadığınızda VIAGRA sertleşmeye yol açmayacaktır. VIAGRA'nın etki göstermesi için gereken zaman kişiden kişiye değişmekle birlikte, bu süre normalde yarım saat ile bir saat arasındadır. Ağır bir yemek yediyseniz VIAGRA daha geç etki gösterebilir. Fazla miktarda alkol alınması, sertleşme yeteneğini geçici olarak azaltabilir. Sertleşme yeteneğinin azalmaması için, cinsel aktiviteden önce alkol tüketmeyiniz. VIAGRA sertleşme sağlamaya yardımcı olmazsa ya da sertleşme cinsel ilişkiyi tamamlamaya yetecek kadar uzun sürmezse doktorunuza bildiriniz. VIAGRA günde bir defadan fazla kullanılmamalıdır.

    Fazla tablet alırsanız ne olur?

    100 mg'ın üzerindeki dozlar ilacın etkinliğini artırmamaktadır. Ancak, yüksek dozlarda alındığında, ilacın istenmeyen etkileri ve bunların şiddeti artabilir. Doktorunuzun size söylediğinden fazla sayıda tablet almamalısınız. Size söylenenden daha fazla sayıda tablet alırsanız doktorunuza haber veriniz.

    VIAGRA her hangi bir istenmeyen etkiye neden olur mu?

    VIAGRA tavsiye edilen dozlarda ve kullanım şartlarında bazı istenmeyen etkilere neden olabilir. Bu etkiler normalde hafif veya orta derecelidir. En sık görülen istenmeyen etkiler başağrısı ve yüzde sıcak basmasıdır. En az bildirilen istenmeyen etkiler hazımsızlık, başdönmesi, burun tıkanıklığı ve görmeyle ilgili geçici etkilerdir (renkleri karıştırma, göz kamaşması veya bulanık görme). VIAGRA günde bir defadan fazla alınırsa adalelerde ağrı oluşabilir. Seyrek olarak, VIAGRA aldıktan sonra uzun süreli ve bazen ağrılı sertleşmeler bildirilmiştir. Dört saatten uzun süren bir sertleşmeyi derhal doktorunuza haber veriniz. İstenmeyen etkilerden herhangi biri sizde varsa ve rahatsızlık veriyorsa, etkiler şiddetli ise veya tedavinin kesilmesine rağmen devam ediyorsa durumu doktorunuza bildiriniz. VIAGRA'nın bu broşürde yer almayan bir istenmeyen etkisini fark ettiyseniz lütfen doktorunuza veya eczacınıza söyleyiniz.

    VIAGRA tabletleri nasıl saklanmalıdır?

    Kutudaki son kullanma tarihi geçtikten sonra ilacı kullanmayınız. İlacı 30ºC nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız. Tabletleri orijinal kutusunda tutunuz, nemden koruyunuz. VIAGRA'yı çocuklardan uzak tutunuz

     

    VIAGRA'nın reçetelendirilmesi nasıldır?

    Viagra reçete ile satılır.

    VIAGRA'nın dozu nasıl ayarlanır?

    Viagra'nın çeşitli dozları vardır. (25, 50, 100mg). Eğer beklediğiniz sonucu elde edemediyseniz doktorunuzla görüşünüz. En iyi kararı doktorunuzla birlikte vereceksiniz.

  • Doktorunuzun tavsiyesinden fazla doz kullanmayınız.
  • Viagra'yı günde bir defadan fazla kullanmayınız.

    65 yaşın üstündeyseniz, ciddi karaciğer veya böbrek probleminiz varsa doktorunuz en düşük VIAGRA dozundan (25mg) almanızı isteyecektir. Eğer proteaz inhibitörü kullanıyorsanız, doktorunuz 25mg'lık VIAGRA dozunu önerecek ve iki günde bu 25mg'lıktan bir taneden fazla almamanızı tavsiye edecektir.


  • VIAGRA cinsel ilişkiden ne kadar zaman önce alınmalıdır?

    Viagra cinsel ilişkiden bir saat önce alınmalıdır. İlacı aldıktan 30 dakika sonra etkisi başlar ve 4 saat kadar ereksiyonunuza yardımcı olur. Ereksiyon siz cinsel olarak uyarıldığınızda olacaktır. Yağlı yemekler (örneğin hamburger ve patates kızartması) Viagra'nın etkisine başlamasını geciktirebilir.

    VIAGRA'nın fiyatı ne kadar?

    CIALIS Film Kaplı Tablet 20 mg 4 tablet/kutu 65.08 YTL
    CIALIS Film Kaplı Tablet 20 mg 2 tablet/kutu 38.96 YTL
     
    VIAGRA Film Kaplı Tablet 100 mg 4 tablet/kutu 70.91 YTL
    VIAGRA Film Kaplı Tablet 50 mg 4 tablet/kutu 59.16 YTL
    VIAGRA Film Kaplı Tablet 25 mg 4 tablet/kutu 45.28 YTL
     
    VIGRANDE Film Kaplı Tablet 100 mg 4 tablet/kutu 56.77 YTL
    VIGRANDE Film Kaplı Tablet 50 mg 4 tablet/kutu 46.88 YTL
    VIGRANDE Film Kaplı Tablet 25 mg 4 tablet/kutu 32.16 YTL
     
    SILDEGRA Film Kaplı Tablet 50 mg 4 tablet/kutu 47.37 YTL
     
    LEVITRA Film Kaplı Tablet 20 mg 4 tablet/kutu 70.11 YTL
    LEVITRA Film Kaplı Tablet 10 mg 4 tablet/kutu 60.38 YTL
    LEVITRA Film Kaplı Tablet 5 mg 4 tablet/kutu 43.05 YTL
     
    DEGRA Film Kaplı Tablet 100 mg 4 tablet/kutu 56.77 YTL
    DEGRA Film Kaplı Tablet 50 mg 4 tablet/kutu 47.32 YTL
    kaynak:http://www.neseeczanesi.com


     
    Jul
    27
        
    EDA | 27 Temmuz 2008 10:32 | 0 fav | etiket:  
    Erektil disfonksiyon, sertleşme bozukluğu.
    Erkeğin cinsel isteğinin olmasına karşın penis damarlarında kan toplanamaması ve sertleşmemesi (ereksiyon olmaması) veya cinsel birleşmeyi sağlayacak yeterli sertliği koruyamamasıdır.
     
    Her erkeğin her zaman ve bütün koşullarda yeterli ereksiyonu sağlaması beklenemez. Ruhsal gerginlikler, yorgunluk, ilişkideki problemler zaman zaman ereksiyonun başarısız olmasına sebep olabilir. Ancak ereksiyon problemi ısrarcı olursa ve cinsel birleşmeyi sık sık engellerse bir doktordan yardım alma gerekliliği var demektir. Bazı araştırmalara göre hafif ve orta derecede empotans da dahil edilirse 40-70 yaş arası erkeklerin % 70 'ini etkiler.
    NEDENLER:
    Birkaç yıl öncesine kadar impotans' ın en büyük nedeninin psikolojik ve yaşam tarzı ile ilgili olduğu düşünülürdü. Aşırı sigara ve alkol kullanımı, bazı ilaçlar yan etki olarak ereksiyon bozukluklarına sebep olabildiği gibi son zamanlarda yapılan araştırmalarla sinirler, arterler veya toplardamarları etkileyen herhangi bir hastalığın ereksiyon bozukluğuna sebep olabileceğini göstermiştir.Penisin içinde idrar yoluna paralel iki adet süngersi silindir vardır. Erkek cinsel açıdan uyarıldığında sinir sistemi penisi sertleşmesi için uyarır. Penise gelen kan damarları bu süngersi silindirleri kanla doldurmak için gevşerler. Bu da ereksiyonu sağlar. Eğer herhangi bir sebeple bu aşamalardan birisi engellenirse ereksiyon bozukluğu oluşur. Bu sebepler şunlar olabilir.
    Fiziksel Hastalıklar ve Bozukluklar: Akciğer, karaciğer, kalp, böbrek, sinir, arter veya venlerin kronik hastalıkları impotansa sebep olabilir. Özellikle şeker hastalığı gibi endokrin hastalıklar bir sebeptir. Damar sertliği penise yeterli kanın girmesine engel olabilir. Bazı erkeklerde testesteron (erkeklik hormonu) azalması da empotansa neden olabilir.
    Ameliyat veya travma:Leğen kemiği veya omurgalardaki yaralanmalar bazen empotans sebebi olabilir. Prostat, mesane veya rektum kanseri sebebi ile yapılan ameliyatlarda empotansa sebep olabilirler.
    İlaç Tedavileri: Antidepresanlar, antihistamimikler, hipertansiyon ilaçları veya prostat kanseri tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar ereksiyon bozukluğuna sebep olabilir.
    Madde kullanımı: Alkol, esrar veya diğer uyuşturucu maddelerin kullanımı ereksiyon bozukluğuna sebep olabilir. Aşırı sigara içilmesi de penise giden arterlere zarar verebilir.
    Stres, anksiyete veya depresyon: Psikolojik bozukluklar ereksiyon bozukluğunun sebeplerinin % 10-15 ini oluşturur.

    Teşhis
    Empotans tanısında en önemli şeylerden biri doktorunuza tıbbi ve seksüel hikayenizi ayrıntılı biçimde anlatmanızdır.Doktorunuz şunları bilmek isteyecektir:
    • Ereksiyon ile ilgili probleminiz ne zaman başladı?
    • Ereksiyon probleminiz bazen mi oluyor yoksa sürekli mi? Hangi şartlarda problem kötüleşiyor.
    • Hayatınızda ereksiyon bozukluğuna sebep olabilecek faktörler var mı? İş hayatınızda veya eşinizle ilişkilerinizde gerilimleriniz var mı?
    • Ereksiyon bozukluğunu sadece eşinizle mi yaşıyorsunuz?
    • Masturbasyon yaptığınızda ereksiyon yeterli oluyor mu?
    • Ereksiyon esnasında ağrınız oluyor mu?
    • Eşinizden tedavi olmanız gerektiğine dair bir uyarı aldınız mı?
    • Ayrıca doktorunuz geçmişte geçirdiğiniz ameliyatları, ilaç, alkol, sigara veya uyuşturucu kullanıp kullanmadığınızı, yakın zamanda kilo kaybı veya alımı olup olmadığını, geçirdiğiniz ruhsal sıkıntıları bilmek isteyecektir.
    Daha sonra detaylı bir fiziksel muayene yapılır.Bu muayenede boyun, göğüs, karın ve penis ve testisler ağırlıklı olmak üzere genital bölgenizi inceleyecektir. Rektal muayene de işlemin bir parçasıdır.
    Laboratuvar Testlerirolaktin hormon düzeyi, testesteron düzeyi, kan sayımı, kandaki kolesterol ve kan şekeri düzeylerini belirleyebilmek için laboratuvar testleri yapılır.Bunların dışında daha uzak organlarda empotansa neden olabilecek bir hastalığın var olup olmadığının tesbiti için karaciğer, böbrek ve tiroid ile ilgili bir takım testleri yapılabilir. Bazen de penisinize bir ilaç enjekte edildikten sonra oluşan ereksiyon esnasında kan akışının ölçülmesi için bir ultrason tetkiki yapmak gerekebilir.

    Tedavi
    Beslenme, egzersiz ve kişisel alışkanlıklar: Sigara ve alkol alımı sınırlandırılmalı, ilaç alışkanlıklarından kurtulunmalıdır. Düşük kolesterol içeren besinlerle beslenmeli ve kolesterol düzeylerinizi takip etmelisiniz. Egzersiz empotans için risk faktör olabilecek kalp-damar hastalıklarının önlenebilmesi için çok önemlidir.
    İlaç Tedavileri: Son zamanlarda oldukça iddialı olarak piyasaya çıkan birtakım ilaçlar ereksiyon konusunda yardımcı olabilmektedir. Ancak kişilere normal ereksiyon yeteneğini kazandırmadıkları akıldan çıkarılmamalıdır. Birkaç yıl önce piyasaya çıkan ve tüm dünyada sansasyon yaratan sildenafil, verdenafil, tadalafil etken maddeli ilaçların penis içindeki kan dolaşımını arttırdığı ve ilişkiden 30 dk önce alındığında ereksiyonu sağlayarak hastaların % 80 inde etkili olduğu iddia edilmektedir. Ancak bazı yan etkileri vardır. Hastaların % 10 unda ilişkiden saatler sonra dahi devam eden yüz kızarması, %17 sinde baş ağrısı şikayetleri bildirilmiştir.Mide yanmaları ve görme bozukluğu da rapor edilmiştir. Ender vakalarda 3 saat kadar süren ereksiyon oluşmuştur. Bu ilaçları anginası veya kalp-damar rahatsızlıkları olan kişiler kullanmamalıdır.Bu ilaçlar nitrogliserin içeren ilaçlar (monoket, monolong, isordil gibi) ile birlikte alınmamalıdır. İlgili uzmanın muayenesinden sonra ancak reçete ile alınabilirler.
    İntauretral Tedavi: İdrar yaptıktan sonra bir aplikatörle idrar yoluna konulan küçük fitillerdir.Fitil uygulandıktan sonra kolay çözünebilmesi için penis hafifçe ovalanır. Penis içindeki kan dolaşımını arttırarak etki eder.Başarı oranının % 40’ lara yakın olduğu rapor edilmiştir. En sık görülen yan etkileri penis, testisler, idrar yolunda ağrı duyulmasıdır (kullananların yaklaşık yarısında görülür). Nadiren idrar yolunda kanama, tansiyon düşmeleri, sersemlik ve bayılma görülebilir. İlişkide bulunulan eşin vajeninde yanma hissi yaratabilir. İlişkide bulunulan eş hamile ise kesinlikle kullanılmamalıdır. Prostoglandin allerjisi olanlar, lösemi ve orak hücreli anemi hastaları kullanmamalıdır.
    Enjeksiyon Tedavisi: Süngersi tabaka yanından penise enjekte edilen bir takım ilaçlarla 15 dakika içinde yarım saat sürecek bir ereksiyon sağlanabilir. Enjeksiyon küçük iğnelerle yapılır. Enjeksiyon yerinde ağrı, morarma, tansiyon yükselmesi, baş ağrısı, sersemlik gibi yan etkileri vardır.
    Pompa Tedavisi: 1900 yıllarında keşfedilmiş basit bir pompa ile penis içindeki kan akışı arttırılarak ereksiyon sağlanır. Pompa kullananların % 80 i sonucun tatmin edici olduğunu söylemektedirler.
    Penil Protezler: Oldukça pahalıya malolan bu yöntemde penise yerleştirilen protez ile ereksiyon sağlanmaktadır. Hasta istediği zaman ereksiyonu sağlayabilir. Çeşitli tipleri mevcuttur. Bazılarında penis sürekli ereksiyonda kalır. Bazılarında ise ilişkiden sonra yumuşama sağlanabilir. Cerrahi bir işlem gerektirir. Uygulanan hastaların % 80’ i olumlu sonuç almıştır.



     
    Jul
    27
        
    EDA | 27 Temmuz 2008 10:30 | 0 fav | etiket:  

     

     

    Göğüslerinizi Kendiniz Test Edin

     

    Sağlığınız için yapmanız gereken en önemli şeylerden biri göğüslerinizi tanımaktır. Elbette siz de göğüs kanseri ile ilgili pek çok şey duymuşsunuzdur. Ancak korkunun sağlığınızı korumak için elinizden geleni yapmanızı engellemesine izin vermeyin ve aylık devreler halinde göğüslerinizi kontrol edin ya da ettirin. Kanserli bir tümör ne kadar erken bulunursa tedavi şansı o kadar fazla olur. Ne yazık ki kadınlar, göğüs kanserini geliştiren faktörleri pek de kontrol edememektedirler. Bunlar, yaş, ailenin sağlık geçmişi, çok erken ya da geç yaşta adet görmeye başlamak, çocuk sahibi olmamak ya da 35 yaşından sonra çocuk sahibi olmak gibi faktörlerdir. Kendinizi rahat hissetmeniz ve sağlığınızı denetim altında tutmanız açısından her ay düzenli olarak, adet başlangıcınızdan 7-10 gün sonra ve adet görmüyorsanız her ay aynı gün göğüslerinizi test etmelisiniz.

    Test sırasında aşağıdakilere dikkat etmelisiniz:

    Her bir göğüste herhangi bir şekil ya da boyut değişikliği Her göğüs ucunda şekil ya da pozisyon değişikliği Göğüs uçlarında herhangi bir akıntı ya da kanama Tuhaf çukur ya da kırışıklıklar Tuhaf yumru ya da doku kalınlaşması Ağrı, sızı ya da başka rahatsızlıklar

     

    1- Bir aynanın önüne geçin ve her bir göğsünüzü ayrı ayrı inceleyin. Boyutlarına, şekillerine rengine, göğüslerinizi ve göğüs uçlarınızın yönlerine dikkat edin.
    2- Kollarınızı iki yandan havaya kaldırın ve yavaş yavaş dönerek yanlardan göğüslerinize bakın.
    3- Ellerinizle kalçalarınıza bastırın ve omuzlarınızı içeri çekin. Her bir göğüsünüzü ayrı ayrı inceleyin.
    4- Duşta ya da banyoda ıslak sabunlu sol elinizi omuz kemiğinden göğüs ucuna kadar indirerek herhangi bir yumru ya da kalınlaşma olup olmadığını kontrol edin. Aynı şeyi diğer taraf için de diğer elinizle tekrar edin.


    5- Sırt üstü yatın, sol omuzunuzun altına bir yastık yerleştirin ve sol elinizi başınızın arkasına atın. Sağ elinizi sol göğsünüzün dış tarafından göğüs ucunuza doğru küçük daireler halinde gezdirin. Aynı işlemi diğer göğüs için de tekrar edin.


    6- Sırt üstü yatarken her bir göğüs ucunuzu yumuşakça baş parmağınız ve işaret parmağınız arasında sıkarak akıntı olup olmadığına bakın. Erkeklerde meme kanseri görülme sıklığı giderek artıyor. Nedenleri ve tedavi yöntemleri...


     
    Jul
    27
        
    EDA | 27 Temmuz 2008 10:29 | 0 fav | etiket:  

    Freud bütün insanların biseksüel olma eğilimiyle dünyaya geldiklerini ileri sürmüştü. Daha sonra onun bu teorisi üzerine birçok araştırma yapıldı. Birçok doğu kültüründe ve Güney Amerika'da heteroseksüelliğin sosyal bir norm olması nedeniyle çoğu biseksüel ve homoseksüel erken çocukluk dönemlerinden itibaren heteroseksüelmiş gibi yetiştiriliyor.

    Bazen biseksüellik, homoseksüelliğini keşfetmekte olan bir kişi için geçiş süreciyken, bazen de aslında ilgi duymadığı cinsiyeti merak etme hissinden ortaya çıkan bir cinsel tercih haline gelebiliyor. Ayrıca bir süre heteroseksüel ya da eşcinsel olarak yaşadıktan sonra biseksüel olmaya karar veren insanlar da yok değil. Bu tip insanlar için heteroseksüellik de homoseksüellik de kalıcı biseksüelliğin bir adım öncesi.

    Homoseksüel bir yaşam sürerken heteroseksüel ya da biseksüel olduğunu fark eden birçok kişi de mevcuttur. Hatta bu özelliklerini ölene kadar bir türlü bilemeyenler de. Bilim, bu cinsel hareketliliğin nedenini bilemese de emin olunan bir nokta var. O da insan cinselliğinin dinamik olduğu. Bu üç cinsel eğilim biçiminin temelleri üzerine oluşturulan üç teori bulunuyor:

    Cinsel eğilimin doğum öncesi hormonlar tarafından belirlendiği ve doğuştan belli olduğu. Bu teoriye göre bir kişinin cinsel eğilimi kalıtımsal ve değişmesi de mümkün değil.

    Bir kişinin cinsel eğiliminin içinde bulunduğu ve yetiştiği kültür ve yetiştirilme tarzına göre oluştuğu. Bir çocuk homoseksüel ya da biseksüel bir kişi tarafından yetiştirildiğinde, mesela bir erkek çocuğu bebeklerle ya da makyaj malzemeleriyle oynamaya teşvik edildiğinde ender ve �farklı� bir tarzda büyümesi söz konusu.

    Cinsel eğilimin sosyalleştirmenin bir sonucu olarak belirlendiği. Bu teoriye göre kişi, cinsel kimliğini bilinçli olarak seçiyor. Örneğin bir kız çocuğu cinsel tacize uğramış, şiddete maruz kalmışsa lezbiyenlik eğilimi gösterebilir ve erkeklerden nefret edebilir. Ya da �kadınlarla yapamadığına� karar veren bir erkek de eşcinsel olmaya karar verebilir.

     

    Mitler

    Yaşadığımız toplum içerisinde biseksüellik ve homoseksüellikle ilgili bilgi eksikliği ve yanlış bilgiler edinme nedeniyle çeşitli yorumlar ve fikirler sözkonusu. Aşağıda bu fikirlerin kimilerini görebilirsiniz:

    Biseksüel diye bir şey yoktur. Kimi insanlar biseksüellik diye bir şeyin olmadığını savunurlar. Kimilerine göre herkes biseksüeldir, kimilerine göre de kimse değildir.

    Biseksüellik uydurmadır.Bazıları, biseksüellerin sadece bir geçiş evresi yaşayan kişiler, veya heteroseksüelliklerini ya da homoseksüelliklerini inkar eden kimseler olduklarını iddia eder.

    Biseksüeller ve ilişkiler.Biseksüeller hakkında kimi genel yanlış kanılar vardır. Örneğin, rasgele cinsel ilişkiye girdikleri, birçok cinsel partnere sahip oldukları, ahlaki değerlere saygı duymadıkları sanılır. AIDS'in �normal� insanlara yayılmasından biseksüeller sorumlu tutulur.



     
    Jul
    27
        
    EDA | 27 Temmuz 2008 10:28 | 0 fav | etiket:  

    Cinsel reaksiyonlar ve aktiviteler, beyindeki olayların dışa vurumu, olayların kişi tarafından bilinç altına altılması, kişiyi çeken partenerin kokusu, bakışı, sesi ya da sadece cinsel organın fiziksel hareketliği ile ilişkilidir. Dolayısıyla sosyal yaşam ya da kişinin iç yaşamındaki herşey cinsel yaşamını da etkiler.

     

    Cinsel işlev bozukluklarının görülme sıklığı 40'lı yaşlardaki erkeklerde yüzde 40 iken 50 ve daha üstü için bu oran yüzde 50-70 civarındadır. Kısacısı cinsel işlev bozuklukları hafife alınmayacak bir konudur.

    Erkeklerdeki cinsel işlev bozukluklarından biri olan erkesiyon sorunu da sanıldığının aksine sadece fiziksel sebeplere bağlı değildir. Ereksiyon probleminin ardında psikolojik ekenlerin rolü de çok büyüktür. Bu yüzden eşiniz ya da sevgilinizdeki erksiyon problemi onun yalnız başına halletmesi gereken bir sorun olarak görülmemelidir.

    Erkeklerin cinselliğe ilk reaksiyonu olan ereksiyon yani penisin sertleşmesi, kan dolaşımıyla ilgilidir. Çünkü penisi sertleştiren penisteki kan dolaşımının hızlanması ve kan taşıyan damarların haciminin artmasıdır. Ancak erekisyon sorunu yalnızca kan dolaşımındaki bozukluktan kaynaklanmaz.

    Ereksiyon sorununun birçok nedeni vardır

    Kan dolaşımındaki aksaklıklar pensin sertleşememesinde elbette ki etkilidir. Fakat tek neden o değildir. Erkesiyon nedenleri kısaca şöyle özetlenebilir. Prostat ameliyatlarının ardından ortaya çıkan komplikasyonlar Diyabet Stres Anksiyete Korku ve endişe Cinsel isteksizlik Omurilik problemleri Uzun süre kullanılan kimi ilaçların yan etkisi

    Bu sorunu beraber halledebilirsiniz

    Eşinizdeki ereksiyon probleminin cinsel yaşamınızdaki bir sorun olmaktan çıkıp gündelik yaşantınızda da sorun yaratmaması için bu sorunu birlikte çözmeyi denemelisiniz. Genelde erkekler böylesi durumlarda eşlerini tatmin edemedikleri ve eşlerine yetemediklerini düşünüp içine kapanmayı tercih ederler. Ancak partnerinizin bu konuya gösterdiği reaksiyon ne olursa olsun ona, bunu birlikte halletmeyi teklif edin. Çünkü cinsel yaşam iki kişiyi de yakından ilgilendirir.

     

    Öncelikle ereksiyon sorununun neden kaynaklandığını araştırmalısınız. Sorun, fizyolojik kökenliyse eşinizin tedavi olması gerekebilir. Örneğin kimi iğneler kan dolaşımını düzene sokarak ereksiyon problemini ortadan kaldırır. Bir başka tedavi yöntemi ise ereksiyon sorununu yüzde 70 oranda giderebilen Viagra'dır. Ancak kesinlikle bir doktora göründükten sonra böyle bir yol seçmelisiniz. Sorun fizyolojik değil de yalnızca psikolojikse bir psikiyatriste giderek problemin kökenine inmelisiniz.

    Partnerinizin yanında olun

    Erkekler kadınlara oranla cinsel işlev bozuklukları konusunda daha kırılgandırlar. Bu yüzden ona her zaman yanında olduğunuzu hissettirin. Bunun geçici birşey olduğunu birlikte halledebileceğinizi söyleyin. Korku ve endişelerini açıkladığında asla onunla alay edip, bu konuda dalga geçmeyin. Aynı şey sizin başınıza geldiğinde o nasıl size destek olmalıysa sizin de ona destek olacağınıza inandırın.

    Cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde alınacak en iyi yol, herşeyi konuşmak ve birlikte bir çözüme kavuşturmaktır. Bu yüzden çiftler birbirlerine açık olup herşeyi konuşmalı ve sorunu birlikte halletmenin yollarını aramalıdır.


     
    Jul
    27
        
    EDA | 27 Temmuz 2008 10:25 | 0 fav | etiket:  
    Çocuklar, annenin içinden çıkarlar. Onlar, annenin karnında büyürler. Annelerin içinde çocukların büyümesi için sıcacık bir yer, bir bebek yuvası vardır. Kızlar büyüyünce anne olur, bebek yapabilirler," demek uygun bir açıklamadır. Çocuk, annenin büyüyen karnıyla, gelecek bebek arasında bağıntı kurmalıdır. "Bebek, dünyaya gelecek kadar büyüdüğünde dışarı çıkar." "Nereden?" sorusu civcivin yumurtadan çıkışı olayından yararlanılarak anlatılabilir. "Tavuk yumurtlar, sonra kuluçkaya yatar ve sonra civciv oluşup yumurtadan çıkar. İnsan yavrusu yumurta içinde değil, anne karnında oluşur. Bebek yeniyken çok küçüktür ve annedeki bir delikten kolayca dışarı çıkabilir!" şeklinde karşılanabilir. Sorularına bu gibi cevaplarla karşılık verildiğinde, konuyu henüz pek kavramamış bile olsa, belli bir cevap aldığından ötürü çocuk rahatlar ve bir süre konuyu unutabilir. Daha sonraki dönemlerde daha iyi anlayabileceği biçimde ve dilde bu bilgilerle karşılaştığında, bunları rahat ve kolay kabul edebilecektir.
    Ebeveyn abartmalı benzetmelerle çocuğun kafasını karıştırmama-lıdır. Üreme olayını açıklarken, cinsiyet farkını vurgulamak gerekir. Kız çocuk anatomisinin bebek dünyaya getirmek için öyle olduğunu daha iyi anlayabilir. (Tabii tersi erkek çocuk için gereklidir.) Bu arada çocuk, bebeğin dışkı yolundan gelmediğine ve üremenin sindirim sistemi ile ilgili olmadığına inanmalıdır. Cinsel merak en sonunda şu soruyu gerektirir: "Çocuk, anne karnına nasıl girer? Baba ne işe yarar?" İyi aydınlatılmazsa, erkek çocuk bu konuya ilgi göstermez, kız çocuk da iğrenç görebilir.


     
    Jul
    27
        
    EDA | 27 Temmuz 2008 10:23 | 0 fav | etiket:  
    Soru: Kızlık zarı delinirse yeniden dikilebilirmi?
    Cevap: Evet dikile bilir ancak bu dikildigi takdirde cok kısa bir zaman icinde yok olacaktır butarz sorunu olan bir bayanın evlencegi kisiden cekiniyorsa dügüne 1 hafta kala bu operasyonu yaptırması gerekmektedir karsı taraf bu durumu anlayamaz

    Soru: Kızlık zarı delindiginde çok kan geldi veya gelmedi?
    Cevap: Bu konuda hiç bir korkunuz olmasın bu bünyeden bünyeye degisir bir cay bardagından fazla kan gelmez damla seklindede olabilir

    Soru: Erkek arkadasımla iliskiye girdim ama kan gelmedi?
    Cevap: Bazı bayanların kızlık zarı elastik bir yapıya sahip oldugu icin yırtılmaya bilir bu bir sağlık sorunu degildir bir jinekologa gidelerek aldırıla bilir

    Soru: Erkek arkadasım anal sex yapmak istiyor?
    Cevap : Sağlık acısından son derece tehlikeli bir durum olusturmakta ilerleyen asamalarda yumurtalıklara baskı olusturarark gebe kalınmasını engelliyebilir

    Soru : Anal sex ile hamile kalınırmı ?
    Cevap : Hayır

    Soru : Anal sex yaparken kadınının canı neden yanar?
    Cevap: Cünkü anüs ten vajina gibi bir sıvı akımı olmadıgı icin tehris olur ve buda acımasına sebep olur illa yapılcaksa mutlaka bir kayganlastırıcı krem kullanılabilir

    Soru: Oral sex te hamile kalınırmı?
    Cevap: hayır

    Soru : Oral sex sakıncalımıdır?(erkek veya bayan farketmez)
    Cevap: Eger agız mukozasi icinde veya erkek cinsel organında bir hastalık yoksa bir sakıncası yoktur

    Soru: Oral sex sırasında partnerim agızıma bosaldı bende bunu yattum ?(erkek veya bayan farketmez)
    Cevap : Eğer ciftlerde bir cinsel hastalık yoksa hiç bir sakıncası yoktur vucuda zarar vermez

    Soru: İlişki sırasında sürekli ereksiyonumu kaybediyorum?
    Cevap: Öncelikle sorunun kökeni arastırılmalı , bu tarz sikayeti olan arkadasların %99 sorunu psikolojiktir , çözüm ise kolay alsıtırma yapmak bazı teknikler var bunları uygulayabilirsiniz örneğin asırı sıcak bir ortamda ereksiyon olmak zordur

    Soru: Partnerimin hamile kalmasını istemiyorum ne yapabilirim?
    Cevap: kondom kullanmak en etkili cozumlerden biridir, dogum kontrol hapları kullanıla bilir buda iliskiye baslamadan 1 hafta once baslanması gerekir en etkili iki cozum