Jul
27
    
EDA | 27 Temmuz 2008 10:54 | 0 fav | etiket:  
Özel Arama

Yüzyıllardır 'ayıp' kabul edilen cinselliğin günümüzde de 'tabu' olarak görülmesi yüzünden sağlıksız bireyler yetişiyor. Cinsellik cahili bireylerden ise ruh sağlığı yetersiz toplumlar meydana geliyor

Cinsel eğitimin temeli ailede başlıyor. Sağlıklı kuşaklar yetiştirmek için öncelikle çocuklara yalan söylemeyi terk etmek gerekiyor. Eğitime, 'Seni leylek getirdi' yalanını bırakıp doğru bilgiler vererek başlayabilirsiniz

İnsanoğluyla beraber varolan 'Cinsellik', 21'inci yüzyılda da hala yüz kızartıcı konular arasında yer almaya devam ediyor. Çocuklar cinsellik konusunda ailelerince kandırılıyor. Gençler cinselliği kulaktan dolma bilgilerle yanlış öğreniyor. Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan nasıl korunulacağı bilinmiyor. Birbirine sırtını dönerek uyuyan çiftler cinsel işlev bozukluklarından utanıyor...

'Leylek' yalanı

'Seni leylekler getirdi' yalanıyla başlayan hatalı cinsel eğitim, mutsuz ve cinsel sorunları olan bireyler yetişmesine ve bu bireylerin oluşturduğu sorunlu bir topluma neden oluyor. Türkiye'de cinsel sorunların toplumun yüzde 50'sini ilgilendirmesine rağmen herkes ağızbirliği etmişcesine sorunu gizliyor. Kadınlar cinsel ilişkilerinde duygu ve sevgi paylaşımında sorun yaşarken uzmanlar, cinselliğin duygusal boyutunun çocuklukta aile tarafından öğretilmesi gerektiğini vurguluyor.

Doktordan utanmayın

Cinsel işlev bozukluğu yaşayanlar doktora başvurmaktan utandıkları için konuyla ilgili sağlıklı rakamlar da elde edilemiyor. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Üroandroloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halim Hattat, cinsellikle ilgili sorunlardan utanıldığını hatırlatarak Türkiye'deki 'Cinsellik cehaleti' olgusuna dikkat çekti. Türkiye'de cinsel sorunlarla ilgili tablonunun adeta bir buzdağı gibi olduğunun altını çizen Prof. Dr. Hattat, cinsel sorunların toplumun yüzde 50'sini ilgilendirmesine rağmen hastaların sorunlarını sakladıklarını söyledi. Prof. Dr. Halim Hattat, geniş halk yığınlarının gebelikten korunma yöntemlerini bile bilmediğini, temizlik kurallarına uyulmadığı için de cinsel hastalıkların ortaya çıktığını anlattı.

Organlarınızı tanıyın

Uzmanlar, 10 yıl boyunca eşiyle cinsel ilişkiye giremeyen çiftlerin 'Toplumda cinsellik tabudur hiç kimseye söylenemez. Doktora bile anlatılamaz' görüşü nedeniyle doktora gitmediklerini belirtiyor. Kadınların cinsel organlarını tanımadıklarına da dikkat çeken uzmanlar, kadınların cinsel fonksiyon uzmanı ya da jinekologtan bilgi edinmesi gerektiğini vurguluyor.

Cinsellik keşfedilebilir

İki insanın 'haz' ilkesinden yola çıkarak cinsel bakımdan doyuma ulaşmak için çeşitli etkileşimler ile yaşadıkları, 'özel yaşam' olarak da adlandırılan cinsellik ülkemizde halen tabu olarak görülüyor.

Cinsellikle ilgili araştırmalar yapan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Engin Olcay, cinselliğin sosyal, biyolojik ve psikolojik öğelerden oluştuğunu belirterek cinselliğin düşünüldüğü gibi yalnızca seksten ibaret olmadığına dikkat çekti. Cinselliğin mekanik birleşmeden çıkıp duygusal yatırım haline gelmesiyle kaliteli ve doyurucu olabileceğini belirten Dr. Olcay, cinsel yaşamı etkileyen faktörler hakkında şu bilgileri verdi:

'Kişide cinsellik, kişiliğin bütünüyle ilgilidir. Cinselliğin tam ve doyumlu yaşanabilmesi ancak sağlıklı bir ruh yapısı sayesinde mümkün olabilir. Cinselliğin duygusal yatırım olduğunu düşünen çiftler, birbirlerini daha iyi tanımaya ve cinselliklerini keşfetmeye başlayacak ve daha olgun cinsellik yaşanabilecektir.'

Stres, stres, stres...

Bireylerin içinde bulundukları her türlü psikolojik durumdan cinsel yaşam olumlu ya da olumsuz olarak etkileniyor. Kişinin kendiyle, diğer bireyler ve çevresiyle olan sorunları cinsel yaşamının kalitesini düşürüyor. Gün boyunca stresli, yorucu bir ortamda çalışan, ekonomik sorunlar yaşayan, işyerinde problemleri olan bireylerin cinsel yaşamları da sağlıklı olmuyor.

Günlük yaşamı etkiliyor

Dr. Engin Olcay, bu sorunların cinsel yaşam üzerindeki etkilerini şöyle anlattı:

'Günlük yaşamdaki anksiyete, depresyon, stres, yorgunluk, partnerler arasındaki çatışma gibi sık rastlanan olgular, bireyin cinsellik cevabının bozulmasına yol açmaktadır. Bunun yanı sıra şizofreni ve duygulanım bozukluğu gibi hastalıklarda da cinsel cevap bozulmaktadır.'




Türkiye'de cinsellikle ilgili gerçekler

Toplumda genel olarak cinselliği erkek başlatır düşüncesi hakim.

Çocukların cinsellikle ilgili soruları yanıtlanmıyor ya da yanlış yanıtlanıyor.

Tek taraflı yapılan mastürbasyonun günah olduğuna inanılıyor.

Gebelikten korunma yöntemleri bilinmiyor ya da günah sayılıyor.

Cinsel ilişkide eşiyle duygusal paylaşımı olmayanlar sorunu gizlemeye çalışıyor.

Başkalarının cinsel yaşamla ilgili yanlış ya da doğruları dikkate alınıyor.

Cinsel ilişkiden önce temizliğe gereken dikkat gösterilmiyor.




Ailelere öneriler

  • Anne ve babalar çocukların aslında kendilerinin anladığı anlamda cinsel yaşamla ilgili sorular sormadığını bilmeli
  • Cinsellikle ilgili sorular karşısında telaşlanmamalı
  • Doğru bilgi vereceğim diye tüm detayları anlatmamalı
  • Çocukların cinsellikle ilgli soruları yanıtsız bırakılmamalı
  • Cinsellikle ilgili yanlış bilgiler vermemeli
  • Cevaplar çocukları tatmin edecek nitelikte olmalı.




    Çocukların sorularını cevapsız bırakmayın

    Çocuklar 3 yaşından itibaren cinsellikle ilgili sorulara başlıyor. Ancak, zaten bu konuda eğitimsiz olan ailelerin büyük bölümü soruları yanıtlamaktan kaçınıyor. Aslında erişkinlerin birçoğu da, cinsellikle ilgili sorunlarını kapalı kapılar ardında ve çözümsüz bırakıyor.

    Çocuk ve gençlik psikiyatristi Uzman Dr. Mücahit Öztürk, çocukların cinsellikle ilgili sorularının yanıtsız bırakılmaması gerektiğine dikkat çekerek bu çocukların erişkinliğinde cinsel sorunlar yaşama riskinin arttığını söyledi. Dr. Öztürk, çocukların cinsel yaşam hakkındaki merakları konusunda şu bilgileri verdi:

    'Çocuklar 3-4 yaşında cinsellikle ilgili sorular sormaya başlarlar. Bu soruların cevaplandırılmaması, olumsuz yanıt verilmesi, saçma yanıtlar verilmesi ya da gereksiz detaylar anlatılması çocuğun zihinsel süreçte problem yaşamasına neden olur.'

    Hormonal değişim ve dürtülerin ön plana çıkmasıyla ergenlik döneminde cinsel konularda merak da giderek artıyor. Uzmanlar, okullarda cinsel eğitimin devam etmesi gerektiğini belirtiyor.

    Ergenlik döneminde kulaktan dolma bilgilerle cinselliğin öğrenilmesi sağlıksız cinsel yaşamın temellerini oluşturuyor. Dr. Mücahit Öztürk, cinsel eğitimin ailede başlaması gerektiğine dikkat çekerek, 'Cinsel eğitimin ailede halledilmesi gerekiyor. Anne ve babalar çocuklarıyla cinsellik konusunda konuşmaktan kaçıyorlar. Okullarda cinselliğin biyolojik tarafı öğretilebilir fakat duygusal yönünü öğretmenin çok kolay olmadığını düşünüyorum. Çocuk cinselliğin duygusal boyutunu aileden öğrenmeli' dedi.




  • Trafik, seksi vuruyor

    Türkiye'de cinsel ilişki sıklığının araştırıldığı çalışmada ilginç sonuçlar alındı. İstanbul ve Ankara gibi büyük kentlerde cinsel ilişki sayısının azalması stres, yorgunluk ve trafiğe bağlandı. Prezervatif üreticisi Durex firması tarafından İstanbul, Ankara, Adana, İzmir ve Bursa'da yapılan araştırma 16-55 yaş grubunu kapsıyor. Haftada 5-6 kez cinsel ilişkiye girme şıkkına 'evet' yanıtı verenlerin oranı Adana'da yüzde 18, Bursa'da yüzde 15, İzmir'de yüzde 13, Ankara'da yüzde 5, İstanbul'da yüzde 5 olarak belirlendi.
  •  
  • http://www.aksam.com.tr/den ..alıntıdır..


    "Cinsellik cahiliyiz" 0 yorum yapılmış